(İZMİR) – İzmir Büyükşehir Belediyesi, kamuoyunda ‘Basmane Çukuru’ olarak bilinen taşınmazın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından ihaleye sunulması üzerine çeşitli değerlendirmelere ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklamada, belediyenin haklarının satılmadığı, aksine korunduğu ve bağımsız bir kamu yapısına dönüşümünün amaçlandığı ifade edildi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Basmane çukuru olarak bilinen taşınmazın TMSF tarafından ihaleye çıkartılmasıyla ilgili açıklama yaptı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kamuoyunda uzun yıllardır ‘Basmane Çukuru’ olarak bilinen taşınmazın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından ihaleye çıkarılması sonrası basında ve sosyal medyada yer alan yorumlar nedeniyle doğru bilgilendirme yapılması gereği doğmuştur. Öncelikle belirtmek isteriz ki bahsi geçen ihale, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen bir taşınmaz veya belediye hakkı satışı değildir. TMSF, ilgili şirketlere ait haczedilmiş taşınmazlar ile bunlarla bağlantılı sözleşmelerden oluşan “Ege Dünya Ticaret Merkezi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü” (TİB) satışa sunmaktadır. Belediyemiz bu ihale sürecinin satıcısı değildir.
TİB İHALESİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ VE BASMANE AÇISINDAN AMACI
Ticari ve iktisadi bütünlük ihalesi, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesi ve ilgili mevzuat çerçevesinde TMSF’nin kamu alacaklarının tahsiline yönelik özel bir cebri satış yöntemi olarak tanımlanmaktadır. İhale konusu, yalnızca boş bir arsanın el değiştirmesi değil; şirketlere ait hacizli mal varlıkları ile bunlara bağlı sözleşmelerin oluşturduğu bütündür.
Bu nedenle işlemin hukuki adı ‘satış ihalesi’ olsa da, Basmane açısından bu ihale mevcut kat karşılığı inşaat ilişkisinin uygulanmasını sağlamaya yönelik yatırımcının belirlenmesi işlevini de üstlenmektedir. İhaleyi kazanacak yatırımcının, ihale ve protokol şartları çerçevesinde belediyemize karşı yapım, teslim ve tapu işlemlerine dair yükümlülükleri kabul etmesi beklenmektedir. Burada belediyemizin bir bina satın alması ya da belediye taşınmazını satışa sunması gibi bir durum söz konusu değildir. Amaç ise geçmiş sözleşmelerden kaynaklanan hakkımızın karşılığı olan bağımsız Belediye Hizmet Binasının yatırımcı tarafından inşa edilip belediyemize teslim edilmesi ve tapuda güvence altına alınmasıdır. Bu ihale hukuken bir TİB satışı; ancak belediyemiz açısından mevcut sözleşmesel yükümlülüklerin yerine getirilmesine yönelik yatırım sürecinin bir aşamasıdır.
“BU İLK TİB İHALESİ DEĞİLDİR”
Basmane alanının ilk kez TMSF tarafından ihale konusu yapıldığına dair yorumlar yanlıştır. Ege Dünya Ticaret Merkezi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü daha önce üç kez satışa sunulmuş olup, 19 Ocak 2016 tarihinde yeniden ihaleye çıkarılmıştır. O tarihteki ihale de projenin tamamlanmasını sağlayacak şekilde sonuçlandırılamamıştır. Bugünkü süreç ise ilk kez alınmış bir satış kararından kaynaklanmamakta; daha önceki girişimlerle çözülemeyen hukuki ve fiili belirsizliklerin ortadan kaldırılması ihtiyacından doğmaktadır. Bu sefer önemli olan husus, belediyemizin mevcut hakkının bağımsız yapı, yapım süresi, teslimat ve tescil hükümleriyle somut hale getirilmesidir.
“BASMANE’NİN YAPILAŞMA KARARLARI BUGÜN ALINMADI”
Basmane alanının imar geçmişi yaklaşık kırk yıl öncesine gitmektedir. Alan, 1985 yılında uygulama imar planında özel projeye göre yapılaşmaya açılmış; 1986 yılında yapılan plan değişikliğiyle emsal 5 ve serbest yükseklik ile özel projeye göre uygulama esasları belirlenmiştir. 1991 tarihli nazım imar planında ise eski ESHOT garaj alanının otel ve kongre merkezi olarak değerlendirilmesi öngörülmüştür. Dolayısıyla Basmane alanında yapılaşma hakkı mevcut Belediye Yönetimimiz döneminde tanınmamış; daha önce imara kapalı olan bu alan bugün için açılmamıştır. Alanın imar geçmişi ile TMSF’nin satış işlemi hukuken birbirinden farklı konulardır. 1997 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yüklenici firmalar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmış ancak sonraki yıllarda ortaya çıkan imar sorunları nedeniyle ana proje tamamlanamamıştır. Bununla birlikte bazı edimlerin geçmişte yerine getirilmiş olması da sözleşmesel ilişkinin göz önünde bulundurulmasında önemlidir.
“BELEDİYEMİZİN YÜZDE 30’LUK HAKKI KORUNMAKTADIR”
2009 yılında dönemin Belediye Başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu döneminde yapılan düzenlemeyle belediyemizin projeden kaynaklanan hakkı yüzde 11’den yüzde 30’a çıkarılmış ve bu hakkın Belediye Hizmet Binası olarak değerlendirilmesine karar verilmiştir. Bu kazanım belediyemizin geçmişten gelen önemli bir sözleşmesel hakkıdır. Tapuda belediyemizin yüzde 11 oranında pay sahibi olması ile ilgili şirketlerin yüzde 89 oranındaki payı arasındaki fark dikkate alındığında bu iki oran farklı hukuki kavramlardır. Bu iki oranın karıştırılması mevcut mülkiyet durumunun yanlış anlaşılmasına yol açmaktadır. Belediyemiz ile yüklenici firmalar arasında imzalanan Protokolün temel amacı ise geçmişten gelen yüzde 30’luk hakkın azaltılması değil, bu hakkı bağımsız, kullanılabilir ve tapuda güvence altına alınmış bir kamu yapısına dönüştürmektir.
“TMSF İHALESİNİN BEDELİ BELEDİYEMİZİN HAKKININ SATIŞ BEDELİ DEĞILDIR”
TMSF tarafından belirtilen muhammen bedel olan 75 milyon ABD doları tutarı, belediyemizin yüzde 30’luk hakka biçilen bir satış bedeli değildir. Bu rakam yalnızca TMSF’nin kendi alacaklarının tahsili amacıyla satışa çıkardığı ticari bütünlük için belirlenen başlangıç değeridir.
Buna ek olarak yeni hukuki güvencelerin sağlanması hedeflenmektedir; bağımsız hizmet binasının inşası için yükümlülükler güvence altına alınacaktır.
Protokol kapsamında toplam emsale esas inşaat alanının yüzde 30’una tekabül eden bağımsız hizmet binası yapılacak olup diğer yapılardan fiziksel ayrımı sağlanacaktır.
“DEVAM EDEN HUKUKÎ UYUŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ KAMU YARARININ BİR PARÇASIDIR”
Basmane bölgesine dair kırk yıldır devam eden uyuşmazlıklar tapu kayıtlarını etkilemekte olup aynı zamanda kamu alacaklarını da kapsamaktadır.
Belediyemiz geçmişten gelen haklarını korurken uzun süreli belirsizlikleri gidermeyi amaçlamaktadır.
Bu anlamda Protokol çerçevesinde belirli davaların sona ermesi hedeflenmekte olup henüz yerine getirilmeyen yükümlülükler için geriye dönük haklardan vazgeçme durumu gerçeği yansıtmamaktadır.
“BASMANE’NİN ÇÖZÜMÜ KÜLTÜRPARK’IN GELECEĞI AÇISINDAN DA ÖNEMLIDIR”
Basmane’de bağımsız bir Belediye Hizmet Binası yapılması sadece mülkiyetimizin korunmasına yönelik değildir.
Bugün Kültürpark içerisinde faaliyet gösteren birçok hizmet binasının fiziksel ömrü tamamlandığından dolayı yeni yapıların inşası kent merkezindeki hizmetlerin modern biçimde toplanmasına imkan tanıyacaktır.
Bu nedenle Basmane konusu kent merkezinin geleceğiyle de ilişkili olarak ele alınmalıdır.
“AMACIMIZ İZMİR’İN HAKKINI KORUMAK VE KIRK YILLIK SORUNU ÇÖZMEKTİR”
Basmane meselesi uzun yıllardır çözüm bekleyen önemli bir sorundur.
Bu çalışmalar geçmişte elde edilen kazanımlar üzerinden ilerleyerek daha güçlü hukuki güvenceler sağlamayı hedeflemektedir.
Ayrıca kamuoyu görüşlerini dikkate almakla birlikte TMSF’nin yaptığı cebri satışla beraber mülkiyet oranları arasındaki farkların da netleştirilmesi gerektiğini vurgulamaktayız.
Sonuç olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi önceliğini koruyarak haklarını savunmayı sürdürmekte ve bunun karşılığında gerekli kamusal hizmetleri elde etmeyi amaçlamaktadır.